Yunanistan: Türkiye’ye geri gönderilme tehlikesi ile karşı karşıya olan Mohamed A.’nın açlık grevi hakkında

English below:

Ekim 2016’dan beri Midilli polis istasyonunda idari gözetim altında tutulan ve iltica başvurusu reddedilmesi sebebiyle sınır dışı edilmekle karşı karşıya kalan Mohamed A., Türkiye’ye sınır dışı edilmesini önlemek ve sığınma talebinin karşılanması için 12 Aralık’ta açlık grevine başladı.

Son birkaç günde sağlık durumunun kötüleşmesi üzerine doktorlar, tedavi görmesi için Vostaneio Midilli Devlet Hastanesine kaldırılmasına karar verdi. Mohamed hastaneye geri döneceğinin güvencesiyle eşyalarını toplamak için hücresine geri getirildi. Hücresine gider gitmez polis onu hücreye kapattı ve hastaneye ancak ertesi sabah geri götürülebileceğini söyledi.  Ertesi gün hastaneye geri götürüldüğünde ise gönüllü taburcu olmayı kabul etmesi halinde Atina’ya yollanacağı söylendi.

Verilen söze rağmen, 12 Aralık günü, Yerel Polis Amirliği AB-Türkiye anlaşması uyarınca Mohamed’in Türkiye’ye sınır dışı edilebileceğini duyurdu. Dayanışma grubundaki insanlar ve avukatların ısrarıyla Mohamed tedavi görmesi için hastaneye kaldırıldı. Hastanede tükenmişlik belirtileri (baş dönmesi, çökük, bulanık görme) gösterdiği için iv tedavisi görmeye başladı. Hastaneye yatırılmasıyla Türkiye’ye sınır dışı kararı iptal edildi. Ki maalesef bu karar 13 ocak sabahı Türkiye’ye geri gönderilen 10 mülteciye uygulanmadı. Mohamed hala hastanede! Yetkililer Mohamed’in sınır dışı edilmesi için doktorlara Mohamed’i taburcu etmeleri konusunda baskı yapmaya devam ediyor.  Aynı zamanda, hastane kurallarını hiçe sayarak dayanışma grubundaki insanların Mohamed’i ziyaret etmelerini engellemekteler.

Devlet ve köleleri, açlık grevinin 32.gününde olan bir göçmeni sınır dışı etmeye çalışarak daha önce eşi benzeri görülmemiş, insan hayatını tehlikeye atan bu uygulama ile totalitarizmi bir adım daha öteye taşıyor. Bunlar, ailesinden intikam almak için 6 yaşındaki çocuğu esir edebilen, devlet üniversitelerindeki etkinlikleri engelleyen, binlerce göçmene sınır dışı edilene kadar geri gönderme merkezlerinde işkence edebilen bir devletin mekanizmaları. O devlet ki artık işe yarar olmayanların, “çok fazla” olanların, direnenlerin ölümü ve yaşam hakkında karar verme iktidarı olandır.

Biz, sömürü, ırkçılık ve ayrımcılığa maruz kalan herkesle dayanışma içinde olduğumuz beyan ediyoruz. Dayanışmamız hala geri gönderme merkezlerinde tutulan, tecrit edilen ve geri gönderilmiş ve gönderilmeyi bekleyen binlerce göçmenledir. Dayanışmamız, insan hayatının değerinin günden güne düşmesine karşı mücadele edenlerle birliktedir.

Açlık Grevindeki Mohamed A. ile dayanışma

Talepleri derhal yerine getirilsin

Tüm geri göndermeleri durdurun.

Musaferat 13.01.2017.

Açlık grevindeki Mohamed A.’dan mektup (03.01.2017)

Kalp göğüs kafesinde suskunlaştığında, bedenin tamamı fonksiyonunu durdurur. Acı kalbi yönetebilir ancak gerçek ruh, zaman içinde mücadeleden vazgeçmemektir…

Bir cezaevi hücresinde acının kalp atışları

Bugün elinizde tuttuklarınızı umursamamalısınız çünkü yarın onları kaybedebilirsiniz. Bir gün kendinizi benim yerimde bulabilirsiniz, siz benim ülkemde misafir olabilirsiniz. O gün geldiğinde ben bundan daha iyi olacağım! Bugün sahip olduğunuz gücü gözünüzde büyütmeyin çünkü yarın hastanede olabilirsiniz ve ben size kan veren olabilirim. Cömertlik benim davranışımda…

Adaletten söz ettiğim ve etrafımda acı çeken herkes için hissettiklerimden dolayı suçlanabileceğimi mi düşünüyorsunuz? Eğer insanlar adaletten, zayıfları güçlendirmekten söz ettikleri, adaletsizliğe karşı savaştıkları ve HAYIR dedikleri için suçlu bulunuyorsalar, ben bu cezayı kabul ediyorum. İkiyüzlü bir şekilde onursuz ve şerefsiz bir hayat yaşayacağıma, dürüst, cesur ve iyi bir adam olarak gerçekleri söyleyerek ölmeyi tercih ederim.  Bütün dünyanın hazinelerinin yarısına bile sahip olsam, bu benim için hiçbir şey ifade etmez çünkü bu değerleri para ile satın alamazsınız. İnsanlık budur: insanları renklerine ya da dinlerine göre yargılamak değil! Burada hepimiz eşitiz. Eğer insan olmaktan kaynaklı suçlanıyorsam, bu işkencenin amacı bellidir: onursuz, ahlaksızca ve adaletsiz bir hayat, yüreksizlerin hüküm sürdüğü bir hayat. Aman Tanrım! Vicdanlı olmanın cezası çok acımazsızca…

Dayanıklıyım ve sizi bana saygı göstermeye zorlamıyorum çünkü şimdi benim gücüm korkudur. Şimdi ben gücümü kullanmıyorum çünkü sizi anlamaya ve bundan etkilenmemeye çalışıyorum. Çünkü ben altın gibiyim, eritseniz bile altın altındır. Değişmeyeceğim. Benim potansiyelimi ve gücümü azaltmayı başaramayacaksınız. Bana yönelik tavırlarınızı düzeltmeseniz bile sizinle yüz yüze gelmemeye çalışacağım, sizin gibi olmayacağım. Olduğum gibi kalmaya devam edeceğim ve kimse benim adaletten söz etmemi engelleyemeyecek.

Burada bu toplumda, birçok insan neyi kast ettiğimi hissediyorlar çünkü onlar duygu dolular, onlar başkalarını anlama becerisine sahipler ve gerçeğin ne anlama geldiğini biliyorlar. Bütün dinler arasında sevgiyi yaymanın nasıl iyi hissettirdiğini anlıyorlar. Yalanların ve nefretin olmadığı ve yalnızca sevgi ve barış dileklerinin mevcut olduğu bir toplumda yaşamak ne kadar güzel.

Adalet ve eşitliği savunacağım ve adaletsizliğe karşı savaşacağım. Haksız muamele görenleri destekleyeceğim. Hayatıma bile mal olsa başkalarının acısını hissedeceğim. Eşitliğin olmadığı bir yaşama hayır!

A letter from the hunger striker Mohamed A. (03.01.17)

When the heart becomes silent within the cage of the thorax, the entire body ceases its function. The pain might govern the heart but the true spirit lies in not giving up in time…

Heartbeats of pain in a prison cage

You shouldn’t care about what you might hold in your hands today because tomorrow you might lose it. One day you might find yourself in my place, you might be the visitor in my country. When that day comes I will be better than this! Don’t overestimate your power today, because tomorrow you might be in a hospital and I could be the one who donates blood. Generosity is in how I behave…

Do you think I could get convicted for speaking of justice and for all I feel for the suffering of the people around me? If people are found guilty for speaking of justice, for empowering the weak, for fighting against injustice and saying NO, then I accept the punishment. I would rather die an honest, courageous and decent man, telling the truth, than to live a life without honour and dignity, being a hypocrite. Even if I possessed half of the treasures of this entire world, that would mean nothing because you can’t buy these things with money. This is humanity. Not judging people by colour or religion. We are all equal here. If I am being punished for being human, then this is the purpose of torture: a life without honour, decency, justice. A life where the cowards reign. Oh my God! How brutal is this punishment of conscience…

I am full of strength and I am not forcing you to respect me because, at this time, my strength is fear. Now I am not using my strength because I am trying to understand what you are made of and to not be influenced by it. Because I am like gold: even if you melt it, it is still gold. I won’t change. You will not be able to decrease my potential and strength. Even if you don’t improve your behavior towards me I will not try to confront you, I will not become like you. I will remain as I am and nobody will stop me from speaking of justice.

Here, in this society many people feel what I mean to say because they are full of emotions, they have the ability to understand others and know the meaning of truth. They understand how good it feels to spread love among all religions. How beautiful it is to live in a society that does not know lies or hatred and only wishes for love and peace.

I will defend justice and equality and I will fight against injustice. I will support those who were treated unfairly. I will feel the pain of others even that costs my own lie. No, to a life without equality!

I will be the pen which spews the ink of justice so that the ones who suffered injustice would win and injustice would be demolished.

these questions were at the end of Mohamed’s letter

Questions:
Where are those who say they defend human rights? Are those just words and do not exist in reality? Are you looking for an answer? Sorry, there is no answer.
This is not the whole story. This was just an introduction. Twenty-two days without food, I have no more strength. I want to speak to you about racism and the ethos of some people. I want to tell you what happened in Egypt. To speak to you about everything…

Thank you

via gocmendayanisma.org

Advertisements

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out / Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out / Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out / Change )

Google+ photo

You are commenting using your Google+ account. Log Out / Change )

Connecting to %s